Vegan Beslendiğim Süre Boyunca Öğrendiklerim

Selam!

Neredeyse 3,5 aydır %99 vegan besleniyorum. Dönüp baktığımda her geçen gün her açıdan daha iyiye gittiğimi görüyor ve mutlu oluyorum.

Yeni veganlığa geçiş yapacaklar ya da sadece merak edenler için kabaca bu süreçte öğrendiklerimin sadece bir kısmını aşağıda toplamaya çalıştım. Elbette daha sonraki yazılarımda detaylandıracağım konular olacaktır.

Kendinize çok iyi bakın 🙂

1- Vegan beslenme yalnızca roka ve marulla beslenme demek olmadığı gibi bir yemeğin sadece vegan olması da sağlıklı olduğu anlamına gelmiyor .

Veganlar ne yiyor diye düşününce aklımıza roka ve marul geliyor ancak vegan mutfağı bunlarla sınırlı olmadığı gibi tam tersine oldukça geniş bir yelpazeye sahip. Türk mutfağındaki sebze yemekleri, bakliyatlar ve mezelerin bir çoğu zaten vegan olma özelliğine sahip. Yoğurt, peynir, süt için de bunların bitkisel karşılıkları mevcut. Bitkisel sütleri marketlerde bulabiliyoruz. Vegan peynirler ve fermante yoğurtlar ülkemizde henüz çok populer olmasa da bunları da satın alabileceğimiz yerler var. Vegan Dükkan ve Vegan Bakkal benim alışveriş yaptığım yerler arasında. Bunun dışında içinde yumurta kullanılan hamur işi ve tatlılar için de yumurta yerine farklı alternatifler kullanılarak vegan hale getirilebiliyor. Kokoreçin bile veganı mevcut. Google da yalancı kokoreç diye aratarak tarifine ulaşabilirsiniz.

Veganlık direkt olarak sağlıklı bir beslenme biçimi olarak düşünülüyor ancak bilinçsizce yapıldığında oldukça tehlikeli bir boyut alabilir. Market raflarında vegan olan ancak üzerinde vegan yazmayan bisküviler, cipsler, işlenmiş gıdalar var. Biraz etiket okuyarak vegan olanlarını tercih edebiliyoruz ama tüm gün bu gıdalarla beslenirsek, kızartma ve fast food yersek, besin çeşitliliğimizi artırmazsak, meyve yemezsek sağlığımızı kaybedebiliriz.

2- Vegandan sporcu, vücut geliştirici oluyor, hem de çok güzel oluyor.

Vegan sporcuların varlığını ilk kez duyuyorsanız ve bugüne kadar et yemeden kas geliştirilemeyeceği ve güçlenilemeyeceği inancına sahipseniz bu bölüm benim için olduğu gibi sizin için biraz şaşırtıcı olabilir. Son yıllarda bilinçli olarak performanslarını artırmak için veganlığa geçiş yapan sporcular var, bu geçişin temelinde bitkilesel beslenmenin kasların iyileşme süreçlerini hızlandırması yatıyor. Vegan spor konusu hakkında ayrı bir kategori oluşturacağım için çok detaya inmeden şimdilik kendi takip ettiğim bir kaç örnekten bahsedip geçeceğim.

Geçtiğimiz aylarda vegan tenisçi Novak Djokovic, Wimbledon finalinde rakibi Kevin Anderson’u yenerek Grand Slam ünvanını kazandı. Kendisi vegan olarak etiketlenmekten hoşlanmasa da Mont Carlo’da bir vegan restoran işlettiği notlarım arasında.

Bu abimiz 61 yaşında ve vegan vücut geliştiriciler arasında kendisi benim favorim.

Peki İngiltere 2. liginde tüm oyuncularından teknik ekibine ve hatta malzemecisine kadar vegan olan bir futbol kulübü bulunuyor desem ?

3- Protein eksikliği gibi bir sorun yaşandığına hiç rastlamadım.

Bitkisel beslenme denince aklımıza gelen ilk sorulardan biri de proteini nereden alacağımız oluyor. Et, süt, yumurta proteinin tek kaynağı gibi algılansa da aslında gerçekte tüm bitkisel besinlerin içinde protein bulunuyor.

Protein konusunda uzmanlar çok çeşitli görüşler savunuyorlar. Tartışmalarda genel olarak protein konusu 3 ana başlıkta toplanıyor;

  1. Vegan beslenerek yeterince protein alabilir miyiz ? Protein eksikliği diye bir hastalık var mı yoksa zaten günlük yaşamımızda almamız gerekenden çok daha mı fazla protein alıyoruz ?
  2. Bitkisel proteinler ile hayvansal proteinler arasında fark var mı ?

Bir çok doktor günlük almamız gerekenden çok daha fazla protein aldığımız konusunda hemfikirler, veganlığı savunan doktorlar da protein konusunda ekstra hiç bir şey yapmamızın gerekmediğini ısrarla belirtiyorlar. Aşağıya konu ile ilgili bir kaç yazı için link bırakıyorum.

NCBI ‘dan konu ile ilgili bir makale

Mens Journal Dergisinden bir makale

agirsaglam.com dan bir makale

4- Sütün içinde kalsiyum bol ama kalsiyum için illaki süt içmek şart değil.

Bunca yıllık meslek hayatımda kalsiyum eksikliği nedeniyle hasta olan birini (raşitizm hastalığı) görmedim. Kolay kırık vakaları ve kalça kırığı vakalarında sorun kalsiyum eksikliği değil, D vitamini eksikliği veya hareketsizlik nedeniyle kemiklerde meydana gelen zayıflamadır. Mahayana Budistleri hiç hayvansal gıda tüketmez, süt içmezler. 30 yıldır vegan beslenen 105 Budist kadın (günlük kalsiyum alımı 303 mg) aynı yaş grubundan hayvansal beslenenlerle (günde 682 mg kalsiyum)  kıyaslandığında her iki grubun kemikleri aynı sertlikte bulunmuştur

Murat Kınıkoğlu (YAZININ TAMAMI İÇİN TIKLAYIN)

Bu konuda da bir çok araştırma mevcut. Budistler hoşuma gittiği için aralarından sadece bu araştırmayı paylaşıyorum 🙂 Murat Bey’in bahsettiği araştırmayı bu linkte bulabilirsiniz.

5- B12 kesinlikle hafife alınmaması gereken bir konu

B12 vitamini hayvanlar tarafından değil toprakta yaşayan bazı bakteriler tarafından sentezleniyor. Hayvanlar da bu vitamini eğer otlayabiliyorlarsa topraktan alıyorlar. Endüstriyel et üretiminde ise B12 vitamini hayvanların yemine karıştırılıyor ya da hayvanlara B12 iğnesi yapılıyor.

Vegan olsun olmasın çoğu insanda B12 eksikliği bulunuyor ve bu vitaminin dışarıdan takviye olarak alınması gerekiyor. Eksikliği vücutta ciddi hasarlara yol açabiliyor.

6- Et Yemeden Doymuyorsanız..

Et yemeden doymuyorsanız bu etin daha doyurucu olmasından ziyade bağırsaklarınızda et parçalayan bakterilerin daha fazla olmasından kaynaklanıyor. Vegan beslenme ile birlikte bağırsak florası değişiyor ve yiyecek bulamayan et parçalayıcı bu zararlı bakteriler yavaş yavaş vücudu terk etmeye başlıyor. Bu sebepten ötürü et isteği zamanla azalıyor ve daha sağlıklı bir bağırsak florasına sahip oluyorsunuz.

Bağırsak florası ile ilgili bu yazıyı da buraya bırakıyorum.

7- Veganlık Yalnızca Bir Beslenme Biçimi Değil.

Yazılarımda ben beslenme kısmından bahsediyor olsam da Vegan Society nin veganlık tanımı şu şekilde ,

Yemek, giyim ve diğer amaçlar uğruna hayvanların sömürülmesi ve onlara zulüm uygulanmasından, uygulanması olası en mümkün derecede kaçınmayı hedefleyen bir yaşam biçimi.

Benim de her ne kadar çıkış noktam sağlık olsa da takip ettiğim hesaplardaki paylaşımların, izlediğim belgesellerin ve okuduklarımın sonucunda hayvanlara yapılan eziyet konusundaki farkındalık seviyemin artması ile yavaş yavaş yaşam biçimimde de değişiklikler yapmaya başladım. Örneğin biten diş macunumun yenisini alırken vegan ve CF olan bir seçeneği tercih ettim.

8- Takip Edilesi Hesaplar



Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.